Sayfasına Geri Dön

Komünist Enternasyonal

 

SENDÝKALAR SORUNU

 

Komintern’in Dördüncü Kongresinde Kabul Edilen

"Sendikalar Içinde Komünist Faaliyet İçin Talimatlar"dan Parçalar

Aralýk 1922

 


Tarih: Aralýk 1922.
Çeviri Tahiri: Marksist Tutum, Ocak 1997.
MIA'dan Çeviri: 04.2005.


 

I. Sendikal Hareketin Durumu

1. Genel kapitalist saldýrý ile karakterize olan son iki yýl boyunca, sendikal hareket tüm ülkelerde kayda deðer bir biçimde zayýflamýþtýr. Sendikalar birkaç istisna dýþýnda (Almanya, Avusturya) üyelerinin büyük bir kýsmýný kaybetmiþlerdir. Bu düþüþ, hem burjuvazinin güçlü saldýrýsý hem de reformist sendikalarýn kapitalist saldýrýya karþý ciddi bir muhalefet yükseltmekteki ve iþçilerin en temel çýkarlarýný savunmaktaki güçsüzlükleri ile açýklanabilir.

2. Az bilinçli iþçilerin büyük bir kýsmý kendi örgütlerini terk ederken, hem kapitalist saldýrý hem de sýnýf dayanýþmasýnýn sürekliliði sayesinde gözleri açýlan iþçi kitlelerinin bir kýsmý da yeni örgütler kurmaya çalýþýyor. Birçoklarý için sendikalar çekim merkezi olmaktan çýkmýþtýr, çünkü bu sendikalar kapitalist saldýrýlara karþý direnmediler ve üstelik birçok durumda direnmeyi ve zaten kazanýlmýþ olan mevzileri savunmayý dahi istemediler. Reformizmin kýsýrlýðý pratikte apaçýk hale gelmiþtir.

3. Tüm ülkelerde sendikal hareket bir iç istikrarsýzlýða tanýk oluyor. Oldukça fazla sayýda iþçi grubu sendikalardan sürekli olarak koparken, reformistler, “sermayeyi emeðin çýkarý için kullanmak” gerekçesiyle sýnýf iþbirliði politikalarýný gayretle sürdürüyorlar. Oysa gerçekte sermaye, kitlelerin yaþam standartlarýný düþürmek için reformist örgütleri kullanarak, her zaman onlarý kendi çýkarlarýna hizmet eder hale getirmiþtir....

II. Amsterdam’ýn Devrimci Sendikalara Saldýrýsý

4. Reformist önderler burjuvazinin baskýlarýna her hususta boyun eðerken, saldýrýlarýný devrimci iþçilere yöneltmeye baþladýlar. Sermayeye karþý direniþ örgütlemekteki isteksizliklerinin iþçi kitleleri içinde çok kuvvetli kin duygularý doðurduðunu gördükleri ve devrimci unsurlarýn örgütlerini temizlemeyi akýllarýna koyduklarý için, ellerindeki tüm araçlarla devrimci azýnlýklarý parçalamak ve demoralize etmek ve burjuvazinin sallanan egemenliðinin pekiþtirilmesine yardým etmek amacýyla devrimci sendikal harekete karþý sistematik bir saldýrý baþlattýlar.

5. Otoritelerini devam ettirebilmek için Amsterdam önderleri, sadece tek tek bireyleri veya gruplarý deðil, tüm örgütleri ihraç etmekte hiç duraksamadýlar. Onlar, ne pahasýna olursa olsun azýnlýkta kalmayý istememektedirler; KSE ve Komünist Enternasyonal’e baðlý devrimci unsurlarýn tehdidiyle karþý karþýya kaldýklarýnda da, idari aygýtýn ve fonlarýn kendi ellerinde kalmasýný saðlayacak bir bölünmeyi provoke etmekte kararlýdýrlar...

6. Çeþitli ülkelerdeki reformist saldýrýya eþ zamanlý olarak dünya çapýnda da bir saldýrý baþladý. Amsterdam’a baðlý uluslararasý sekretaryalar, devrimci ulusal sendikalarla irtibatý sistematik olarak dýþladýlar ve onlarý kabul etmeyi reddettiler. Bu nedenle tekstil iþçilerinin, büro hizmetlilerinin, deri ve kösele iþçilerinin, odun iþçilerinin, inþaat iþçilerinin, posta ve telgraf hizmetlilerinin uluslararasý kongresi, KSE’ye baðlý olduklarý için Rus sendikalarýný ve diðer devrimci sendikalarý kabul etmeyi reddetti.

7. Amsterdamcýlarýn devrimci sendikalara karþý bu kampanyasý, uluslararasý sermayenin iþçi sýnýfýna karþý saldýrý kampanyasýnýn bir yüzüdür. Ayný amaçlarý gütmektedir: Çalýþan kitlelerin kemikleriyle kapitalist sistemi güçlendirmek. Reformizm, kendi sonunu hýzlandýrmaktadýr; iktidar ve üretim araçlarýný zaptetme yeteneðinden alýkoymak için, en militan unsurlarý kovarak ve biçerek, iþçi sýnýfýný zayýflatmaya çalýþmaktadýr.

III. Anarþistler ve Komünizm

8. Ayný zamanda, Amsterdamcýlarýnkine az çok benzer þekilde, iþçi hareketinin anarþist kanadý tarafýndan Komünist Enternasyonal’e, komünist partilere ve sendikalardaki komünist hücrelere yönelik bir “saldýrý” baþlatýldý. Bazý anarko-sendikalist örgütler, Komünist Enternasyonal’e 1920’deki resmi baðlýlýklarýna ve Rus proletaryasýna ve Ekim Devrimine sempati deklarasyonlarýna raðmen, kendilerini açýkça Komünist Enternasyonal’in ve Rus devriminin düþmaný ilân ettiler...

9. Sendikal özerklik adýna bazý sendikalist örgütler (Hollanda Ýþçileri Ulusal Sekretaryasý, IWW, Ýtalyan Sendikalist Birliði, vs.), genel olarak KSE taraftarlarýný ve özel olarak da komünistleri ihraç ettiler. Böylece eskiden aþýrý-devrimci olan baðýmsýzlýk sloganý, anti-komünist hale gelmiþ, yani karþý-devrimci olmuþturtur ve bu, ulusal ve uluslararasý burjuvaziye bütünüyle baðýmlýlýðý artýk hiç kimse için sýr olmamasýna raðmen baðýmsýzlýk bayraðý altýnda bu ayný politikayý takip eden Amsterdam’ýn iþine gelmektedir.

10. Anarþistlerin Komünist Enternasyonal, KSE ve Rus devrimine karþý eylemleri, onlarýn kendi saflarýnda bölünme ve karýþýklýk doðurmuþtur. Ýþçi sýnýfýnýn en iyi unsurlarý bu ideolojiyi protesto etmiþtir. Anarþizm ve anarko-sendikalizm, KSE lehine veya aleyhine, proletarya diktatörlüðü lehine veya aleyhine, Rus devrimi lehine veya aleyhine keskin mücadeleler yürüten çok sayýda gruba ve eðilime bölünmüþtür.

IV. Tarafsýzlýk ve Özerklik

11. Proletarya üzerindeki burjuva etki, kendisini tarafsýzlýk teorisinde ifade etmektedir: Sendikalar genel sýnýfsal çýkarlardan deðil, tamamen mesleki, dar ekonomik amaçlardan sapmamalýdýr. Tarafsýzlýk her zaman bütünüyle burjuva bir teori olmuþtur ve ona karþý, devrimci Marksizm enerjik olarak mücadele etmiþtir. Hiçbir sýnýfsal hedefi olmayan, yani kapitalist sistemi devirmekte kararlý olmayan sendikalar, proleter bileþimlerine raðmen, burjuva toplum düzeninin en iyi savunucularýdýr.

12. Bu tarafsýzlýk teorisi, her zaman, sendikalarýn sadece ekonomik sorunlarla ilgilenmesi ve politikaya karýþmamasý gerektiði argümaný üzerine oturtulmuþtur. Burjuvazi, iþçi sýnýfýný mesleki çýkarlarýn çerçevesi içine hapsetmeyi baþarýrsa kendi egemenliðinin ciddi olarak tehlikeye girmeyeceðinin çok iyi farkýnda olduðundan, daima politikayý ekonomiden ayýrma amacýný güder.

13. Her tür politikanýn iþçilere karþý yöneltildiði bahanesiyle, iþçi hareketini politik yoldan saptýrmak amacýyla, ekonomi ile politika arasýna ayný sýnýr çizgisi sendikal hareket içindeki anarþist unsurlar tarafýndan çizilmektedir. Özünde tamamen burjuva olan bu teori, iþçilere sendikal özerklik teorisi olarak sunulmakta ve ardýndan, yine malûm baðýmsýzlýk ve özerklik bahaneleriyle, sendikalarýn komünist partilere düþmanlýðý olarak ve komünist iþçi hareketine bir savaþ ilâný olarak hayata geçirilmektedir.

14. ... Ýster anarþist isterse anarko-sendikalist olsun, özerklik, tüm biçimleriyle, anti-komünist bir teoridir ve bu teoriye karþý en kararlý þekilde direnilmelidir. Zira bu eðer sendikalarýn komünist partilere, komünizme ve toplumsal devrime karþý þiddetli bir mücadelesine yol açmazsa, en iyi durumda, komünizmden baðýmsýzlýkla ve sendikayla komünist parti arasýnda bir antagonizmayla sonuçlanacaktýr.

15. Fransýz, Ýtalyan ve Ýspanyol anarko-sendikalistleri tarafýndan öne çýkarýlan özerklik teorisi, tabiatý itibariyle anarþizmin komünizme karþý savaþ çýðlýðýdýr. Komünistler, özerklik bayraðý altýnda anarþist süprüntüyü el altýndan sokma ve iþçi sýnýfýnýn zaferini geciktirmek ve engellemek için iþçi hareketini birbiriyle savaþan seksiyonlara bölme giriþimlerine karþý, sendikalarda enerjik bir mücadele yürütmelidirler.

V. Sendikalizm ve Komünizm

16. Anarko-sendikalistler, proleter eylemi sonuna kadar yönetebilecek tek gerçek devrimci örgüt olarak kendi anarko-sendikalist partilerini göstererek, sendikalarý ve sendikalizmi birbirine karýþtýrýyorlar. Sendikalizm, sendikacýlýkta[*] muazzam bir ilerleme iken, en büyük kararlýlýkla savaþýlmasý gereken birçok yanlýþý ve kötü yönü de bir bütün halinde kendi içinde barýndýrýr.

17. Komünistler, soyut anarko-sendikalist ilkeler adýna, her ne renkten olursa olsun sendikalar içinde “hücreler” örgütleme haklarýndan vazgeçemezler ve vazgeçmemelidirler. Hiç kimse onlarý bu haklarýndan mahrum býrakamaz. Doðal olarak, sendikalar içinde mücadele eden komünistler, kendi eylemlerini, savaþ ve devrimin deneyimlerinden öðrenmiþ sendikalistler ile birleþtirmelidirler.

18. Komünistler, sendikalar içinde, diðer eðilimlerden devrimci iþçilerle bir blok oluþturma inisiyatifini ele almalýdýrlar. Komünizme en yakýn olanlar, proletarya diktatörlüðünün gerekliliðini onaylayan ve anarko-sendikalistlerin aksine iþçi devleti ilkesini savunan sendikalist-komünistlerdir. Fakat ortak eylem, komünistlerin bir örgütünü þart koþar. Bireysel olarak hareket eden komünistler, hiçbir ciddi gücü temsil edemeyeceklerinden, hiç kimse ile iþbirliði yapacak konumda da olamazlar.

19. Komünistler, kendi ilkelerini pratiðe en enerjik ve tutarlý þekilde geçirirlerken ve iþçi sýnýfýnýn devrimci ilerleyiþi açýsýndan çok zararlý bir kavrayýþ olan, özerklik ve politikayla ekonominin ayrýlmasý anti-komünist teorilerine karþý savaþýrlarken; kapitalizmin yýkýlmasý ve proletarya diktatörlüðü taraftarý olan tüm devrimci unsurlarla birlikte, reformizme ve anarko-sendikalizmin sahte militanlýðýna karþý pratik mücadele içinde faaliyetlerini koordine etmek için, hangi eðilimde olursa olsun tüm sendikalar içinde her türlü çabayý sarf etmelidirler....

VI. Sendikalarýn Birliði Ýçin Mücadele

21. Komünist Enternasyonal’in sendikalarýn bölünmesine karþý sloganý, reformistlerin her yerde komünistlere karþý yürüttükleri azgýn zulme raðmen, tükenmez bir enerji ile hâlâ uygulanmalýdýr. Reformistler bölünmeleri provoke etmek için ihraçlara baþvuruyorlar. Sistematik olarak en iyi unsurlarý sendikalarýn dýþýna iterek, komünistlerin paniðe kapýlacaklarýný, sendikalarý terk edeceklerini ve böylelikle derinlemesine düþünülmüþ olan sendikalarý içerden kazanma planýndan vazgeçeceklerini umuyorlar....

22. Özellikle þimdiki koþullarda sendikal hareketin bölünmesi tüm iþçi hareketi için en büyük tehlikedir. Böylesi bir bölünme, burjuvazi iþçilerin kazanýmlarýný kolayca geri alacaðý için, iþçi sýnýfýný yýllarca geriye götürür. Komünistler, ellerinin altýndaki tüm araçlarla, örgütlerinin tüm gücüyle, sendikalarýn bölünmesini engellemelidirler; reformistlerin sendika birliðini parçalamakta kullandýklarý tüm canice saçmalýklarýn önüne geçmelidirler.

23. Ýki sendika federasyonunun varolduðu ülkelerde (Ýspanya, Fransa, Çekoslovakya, vs.) komünistler iki örgütün birleþmesi için savaþmalýdýrlar. Zaten bölünmüþ olan sendikalarý kaynaþtýrma amacý göz önünde bulundurulursa, tek tek komünistleri ve devrimci iþçileri devrimci sendikalara dahil etmek için reformist sendikalardan koparmak mantýklý deðildir. Tek bir reformist sendika bile komünist mayadan mahrum býrakýlmamalýdýr. Her iki örgüt içinde de enerjik komünist çalýþma, birliðin tekrar kurulmasý için zorunludur....

24. ... Her komünist, sendikalarýn bölünmesinin sadece iþçi sýnýfýnýn acil kazanýmlarýný tehlikeye atmakla kalmadýðýný, ayný zamanda da toplumsal devrimi tehdit ettiðini göz önünde bulundurmalýdýr. Reformistlerin sendikalarý bölme giriþimleri henüz tomurcukken boðulmalýdýr, ancak bu yalnýzca, iþçi kitleleri arasýnda gayretli örgütsel ve politik çalýþma aracýlýðýyla gerçekleþtirilebilir.

VII. Komünistlerin Ýhracýna Karþý Savaþým

25. Komünistlerin ihracý, önderleri iþçi kitlelerden ayýrarak devrimci hareketi karýþýklýða sürüklemek amacýný gütmektedir. Bu nedenle komünistler, artýk kendilerini bugüne kadar kullanageldikleri mücadele biçim ve yöntemleriyle sýnýrlayamazlar. Dünya sendikal hareketi kritik bir noktaya ulaþmýþ bulunuyor. Reformistler sendikalarý bölmek için aç kurtlar gibi bekliyorlar; birlik arzumuz sayýsýz gerçekle doðrulanmaktadýr ve gelecekte komünistler sendikal hareketin birliðine verdikleri önemi pratikte göstermelidirler.

26. Düþmanlarýmýzýn bölücü eðilimleri ne kadar açýk olursa, sendikal birlik sorununu o kadar gayretli bir þekilde yükseltmeliyiz. Bir tek fabrika, iþyeri, iþçi toplantýsý dahi gözden kaçýrýlmamalý; Amsterdam taktiklerine karþý protestolar her yerde yapýlmalýdýr. Sendikalarýn bölünmesi sorunu, yalnýzca bir bölünmenin eli kulaðýnda olduðu zaman deðil, hazýrlanmakta olduðu sýrada da her sendikacýnýn önüne konmalýdýr. Komünistlerin sendikal hareketten ihracý sorunu tüm ülkelerin bütün sendikal hareketinin önüne konmalýdýr. Komünistler, bir tek sözcük bile sarf etmeksizin boðulmalarýna izin vermeyecek kadar güçlüdürler. Ýþçi sýnýfý kimin bölünme, kimin birlik taraftarý olduðunu bilmelidir.

27. Komünistlerin yerel örgütler tarafýndan seçildikten sonra ihraç edilmeleri, seçmenlerin iradesine müdahaleye karþý bir protesto malzemesinden daha fazla bir þeydir; böyle bir ihraca saðlam ve iyi örgütlenmiþ bir direniþ ile karþýlýk verilmelidir. Ýhraç edilenler daðýlmamalýdýr. Ýhraç edilen unsurlarýn daðýlmamalarýný saðlamak komünist partiler açýsýndan çok önemlidir. Ýhraç edildikleri sendikalarda bizzat örgütlenmeli ve sendikalara tekrar kabul edilmelerini kendi politik çalýþmalarýnýn merkezi noktasý haline getirmelidirler.

28. Ýhraçlara karþý savaþmak gerçekte sendikal hareketin birliði için savaþmaktýr. Bu baðlamda birliðin tekrar kurulmasýný amaçlayan tüm adýmlar iyidir. Ýhraç edilenler, bir bütün olarak muhalefetten veya mevcut baðýmsýz devrimci örgütlerden yalýtýk ve baðý kopmuþ olarak kalmamalýdýrlar. Çýkartýlan gruplar, bir an önce, ihraçlara karþý birleþik mücadele yürütme ve sermayeye karþý eylem birliðini saðlama kaygýsýnda olan sendikalardaki muhalefetle ve tüm ülkedeki devrimci örgütlerle baðlantý kurmalýdýrlar.

29. Mücadelenin pratik önlemleri, yerel koþullar ve özgünlüklerle uyumlu olarak deðerlendirilip deðiþtirilebilir ve deðiþtirilmelidir de. Komünist partilerin, bölünmeye karþý düþmanlýklarýný açýkça ortaya koymalarý ve Ýkinci ve Viyana Enternasyonallerinin birleþmelerinin ilk adýmlarý ile baðlantýlý olarak belirgin biçimde güçlenen ihraç dalgasýný durdurmak için ellerinden gelen her þeyi yapmalarý çok önemlidir. Ýhraçlara karþý savaþýmda hiçbir evrensel ve kesin yol ve araç yoktur. Tüm komünist partiler, sendikalarý kazanma ve sendikalarýn birliðini yeniden kurma amacýna ulaþmakta kendilerine en iyi hizmet edeceðini gördükleri silahlarla savaþma fýrsatýna sahiptir.

30. Komünistler, devrimci sendikalarýn uluslararasý sendika federasyonlarýndan ihraç edilmelerine karþý enerjik bir mücadele geliþtirmelidirler. Devrimci sendikalar yalnýzca devrimci olduklarý için sistematik olarak kovulurlarken, Komünist partiler eli boþ duramazlar ve durmayacaklardýr. KSE tarafýndan kurulan uluslararasý fabrika propaganda komiteleri, komünist partiler tarafýndan büyük bir gayretle desteklenmelidir, öyle ki, eldeki tüm devrimci güçler, uluslararasý ve birleþik sendika federasyonlarýnýn yaratýlmasý için mücadele etmek üzere iþe koyulmalýdýr.

Tüm mücadele, hangi eðilimden olursa olsun ve politik bileþimine bakýlmaksýzýn bütün sendikalarýn tek bir sanayi örgütüne dahil edilmesi sloganý altýnda yürütülmelidir.

SONUÇ

Sendikalarý kazanma ve reformistlerin bölme politikalarýna karþý mücadele etme yolunu takip ederek, Komintern’in Dördüncü Kongresi, Amsterdamcýlar ihraçlara baþvurmadýklarý, sendikalar içerisinde ideolojik silahlarla kendi ilkeleri için savaþma fýrsatýný komünistlere tanýdýklarý sürece, komünistlerin tek bir örgütün saflarýnda disiplinli üyeler olarak savaþacaklarýný ve burjuvazi ile olan tüm çarpýþmalarda ve çatýþmalarda ön saflarda direneceklerini en büyük ciddiyetle ilân eder.

Komünist Enternasyonal’in Dördüncü Kongresi, sendikalarýn bölünmesini engellemek, sendikal hareketin birliðini yýkýldýðý her yerde yeniden oluþturmak ve söz konusu ülkedeki sendikal hareketin Kýzýl Sendikalar Entenasyonali’ne katýlmasý için çabalamak üzere elinden gelen her þeyi yapmayý her komünist partinin görevi olarak tayin eder.

 

___________________________

[*] Ýlk çýkýþýnda sendikacýlýk, dar, saf bir biçimde endüstriyel, politik olmayan bir bakýþ açýsý anlamýna geliyordu.