P. Kropotkin ve diğ.

 

Suçlanan Anarşistlerin Lyons Mahkemesi’ne Bildirisi

 


Tarih: Lyons'da, 1883.
Orijinal yayın: Lyons anarşistlerinin 1883'teki duruşması sırasında yazılmıştır. Yayınlandı Ni Dieu, Ni Maitre, Daniel Guérin. La Cité Editeur, Lausanne, 1969.
Şundan çevrildi: https://www.marxists.org/reference/archive/kropotkin-peter/1883/lyons-declaration.htm
MIA Tercümesi: Haziran 2019, Deniz Muratlı tarafından.
Bu baskı: MIA, Eylül 2019.


 

 

 

1883 Ocak'ında, altmıştan fazla anarşistin davası Fransa, Lyons'da başladı. Devlet onları toparladı ve Paris Komünü'nden sonra yasa dışı bırakılan Uluslararası Çalışma Adamları Derneği'nin Fransız şubesini yeniden kurmakla suçladı. Kropotkin'i de içeren sanık aşağıdaki ifadeyi yazdı.

 

 

Suçlanan Anarşistlerin Lyons Mahkemesi’ne Bildirisi

 

Anarşinin ne olduğunu, anarşistlerin kimler olduğunu açıklayacağız.

Anarşistler, baylar, düşünce özgürlüğüne her yerde övgüler dizilen bir yüzyılda, sınırsız özgürlük çağrısını yapmayı kendilerine görev edinmiş vatandaşlardır.

Evet baylar, biz, mutlak özgürlük, yalnızca özgürlük, tam bir özgürlük talep eden dünyanın dört bir yanından birkaç bin, birkaç milyon işçiyiz!

Biz, özgürlüğü, yani tüm insanların istediklerini yapabilme, ihtiyaçlarını karşılayabilme, ve bunları doğal olanaklar ve komşularının ihtiyaçları (ki eşit derecede saygıyı hak eder) dışında hiçbir şey tarafından sınırlandırılmadan yapabilme haklarını ve gerekli araçları istiyoruz.

Biz özgürlük istiyoruz, ve varlığının, kökeni veya şekli ne olursa olsun, seçilmiş veya dayatılmış, saltanatçı veya cumhuriyetçi, ilahi hakka veya çoğunluğa dayanan, Aziz-Bilmemne’ye veya toplam oya dayanan, herhangi bir tür güçle uyumlu olmadığına inanıyoruz.

Tarih, bize tüm hükûmetlerin birbirine benzediğini ve eşdeğer olduklarını öğretir. En iyileri, en kötüleridir. Bazılarında daha fazla kinizm, bazılarında daha fazla iki yüzlülük vardır! Ama derine indiğimizde hep aynı prosedürleri, hep aynı hoşgörüsüzlüğü görürüz. Görünüşte özgürlükçü olanlar bile yasal cephanelerinin tozu altında, rahatsızlık veren rakiplere karşı kullanılacak, Enternasyonel üzerine küçük, şirin yasaları bulunduruyorlar.

Başka bir deyişle, kötülük herhangi bir hükûmet türünden kaynaklanmıyor. Hükmetme fikrinin kendisinden, otorite ilkesinden kaynaklanıyor.

Tek bir kelimeyle bizim idealimiz, insan ilişkilerindeki idari ve yasal himayeyle, dayatılmış disiplinin yerine, sürekli değiştirilebilir ve sona erdirilebilir özgür mukaveleyi yerleştirmek.

Anarşistler bunlara dayanarak, insanlara, yeni öğrenmeye başladıkları tanrısız yaşama benzer şekilde, hükûmetsiz yaşamayı öneriyor.

İnsanlar, efendiler olmadan yaşamayı da öğrenecek. Tiranların en kötüsü hapseden değil, aç bırakandır. Yakandan tutan değil, karnından kavrayandır.

Eşitlik olmadan özgürlük olamaz! Sermayenin gittikçe küçülen bir azınlığın tekelinde bulunduğu, hiçbir şeyin eşit paylaşılmadığı, hatta kamu fonlarından yine de karşılansa da eğitimin bile, bir toplumda özgürlük olamaz.

Bizce, sermaye, insanlığın mirası, geçmiş nesillerin günümüz nesliyle işbirliğinin meyvesi olmasından dolayı, kimseyi dışlamayacak ama kimsenin de diğerlerinin zararına olacak şekilde bir pay almasına izin vermeyecek şekilde herkesin kullanımına açık olmalı.

Tek bir kelimeyle, biz eşitlik istiyoruz: gerçek eşitlik, özgürlüğün bir sonucu, daha doğrusu en temel koşulu olarak. Herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre. Tüm samimiyetimizle, tüm enerjimizle istediğimiz bu. Olacak olan bu, çünkü hem meşru hem de gerekli olan taleplere hiçbir şey karşı koyamaz. Bu yüzden her türlü cezayla cezalandırılıyoruz.

Ne alçaklarız ama! Herkes için ekmek, herkes için iş, yine herkes için bağımsızlık ve adalet talep ediyoruz.